Not Ortalaması Hesaplayıcı

Daha vizelerde almış olduğum ağır yenilginin yaralarını saramamış da olsam finallerin sinsi sinsi yaklaştığının farkındayım. Bir yanda ödevler, bir yanda proje, bir yanda da acaba dersleri geçebilecek miyim korkusu…

Tüm bunları düşündükçe, final zamanı yaklaşan tüm öğrenciler gibi başladım hangi dersten kaç alsam geçerim diye hesap kitap yapmaya. Adem’in de akıl etmesiyle bu ortalamayı hesaplayacak küçük bir program yazayım dedim :) Bismillah deyip açtım Visual Studio’yu, ortaya bu çıktı :)

OrtalamaHesaplayici

Programı tarife lüzum yok sanırım. İstenilen bilgileri girin, ekle tuşuna basın, ortalamanızı hesaplasın. Zaten başka ne olacaktı ki, değil mi? :)

İndirmek için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Ortalama Hesaplama Programı (indir)

Not: Çalışması için bilgisayarınızda .NET Framework yüklü olmalıdır…

Tüm dersleri sağ salim geçenlerden olmak dileğiyle, sevgiler…

Google Hizmletleri-Bölüm 2 - Google Wave

Birincisini burada yazdığım “Google Hizmetlerini Tanıyoruz” başlıklı yazıya devam etme zamanı geldi sanırım. Yazı dizisinin ikinci bölümünü başlıktan da anlayacağınız üzere tek bir Google ürününe ayırdım: Google Wave… Şu an kullanıma açılmasa da davetiye bulup denemeye başladığım bu ürün gerçekten kullanıcıya “hepsi bir arada” bir çözüm sunuyor. Neleri bir arada yapabiliyoruz bunun cevabını okudukça alacaksınız.

Hadi Başlayalım

google-wave
Önce Google Wave’in geliştirilmesini sağlayan fikre bakalım. Google Maps (Haritalar) ürününün de oluşturucusu olan Lars ve Jens Rasmussen, bu yeni ürünü geliştirirken şu soruya cevap aramış: E-postayı bugün icat etmiş olsaydık, nasıl olmasını isterdik? Aklınıza gelen ve bu sorunun cevabı olabilecek en kullanışlı özellikler, üründe kendine yer bulmuş. Google Wave ile arkadaşlarınızla aynı sayfada gerçekten anlık iletişim kurabilecek, resim ve video paylaşabilecek, dökümanlar üzerinde birlikte çalışabileceksiniz. Bu uygulamaya Google’ın sayfasından erişebileceğiniz gibi, kendi sitenize de kolayca entegre edebileceksiniz. Açık kaynak kodlarla oluşturulan bu uygulama üzerinde istediğiniz değişiklikleri yapmak da mümkün olacak. Ayrıca Wave, eklentileri de destekleyecek.

Enine Boyuna Google Wave

İlk bakışta bir e-posta hizmetine benzese de (ilk soruyu hatırlayın), Google Wave’de birçok farklılık mevcut. Örneğin kullanıcıdan kullanıcıya iletilen mesajlar yerine, mesajları tek bir yerde toplayıp buradan ulaşmak yepyeni bir fikir.

google-wave-farklar

Ayrıca klasik e-posta’dan farklı olarak, dalgaya dahil ettiğiniz kişiler, iletinin herhangi bir yerine cevap verip buradan ayrı bir dalga oluşturabiliyor. Bu sayede yazıdaki belli bir bölüme cevap vermek ve o konuyla ilgili daha anlaşılır bir iletişim sağlamak mümkün hale geliyor.

google-wave-ileti

Google Wave “anlık mesajlaşma” kavramına da yeni bir boyut getirmiş. MSN Messenger ya da Google Talk’da gördüğümüz “Filan mesaj yazıyor” ibaresi yerine, yazılan mesajın anlık olarak mesajlaşma ekranında -dalgada- görünmesi daha kullanışlı bulunmuş ve yazılan iletinin karakter karakter iletilmesi sağlanmış. Bu şekilde karşınızdakinin ne yazıyor olduğunu görüp, gerektiğinde kolayca araya bir şeyler sıkıştırabileceksiniz :)

Gerektiğinde diğer arkadaşlarınızı sürükle-bırak şeklinde mesajlaşmaya dahil edebileceksiniz. Aynı şekilde resimler, videolar da sürükle-bırak şeklinde paylaşılabilecek. Paylaşılan resim ya da videolar anında iletiye dahil olan kullanıcılar tarafından görülebilecek. Aynı şekilde dalgaya kendi sitenizi/blogunuzu ekleyip; paylaşılan resimlerin, videoların, yorumların vb. diğer her şeyin, kendi sitenizde de aynı anda yayınlanmasını sağlayabileceksiniz.

Mesaj sürecine sonradan dahil ettiğiniz kişiler “Playback” özelliği sayesinde konuşmayı ileri-geri sarıp kimin ne yazdığını takip edebilecek ve “Konuyu kaçırdım, neyden bahsediyorduk?” sorusunu tarihe gömecekler :)

Google Wave ile bir doküman üzerinde aynı anda işlem yapmak da mümkün olacak. Dalgaya dahil edilmiş kullanıcılar dökümanın farklı yerlerinde istediği değişikliği yapabilecek ve yapılan değişiklikler anlık olarak izlenebilecek. İsterseniz tüm yapılan değişiklikleri başa sarıp izleme şansınız da olacak. Böylece kimin nerede ne değişiklik yaptığını daha ayrıntılı inceleme şansınız olacak. Bir programlama projesi üzerinde çalıştığım bu günlerde, “Bu özellik ne işime yarar?” diye düşündüm. Aklıma gelenler beni gerçekten heyecanlandırdı :) Kendi grubunuzla çalıştığınız bir projeniz var diyelim. Tüm ekip elemanları belli yerleri aynı anda düzenliyor. Bir yandan düzenlerken bir yandan diğerlerinin ne değişiklik yaptığını izleyebiliyorsunuz. Bu şekilde bir çalışma mantığıyla 1 haftalık projeler 1 günde bitirilebilir sanırım. Yaşasın! :D

İlk etapta aklıma gelen ve kısmen deneyebildiğim özelliklerden birkaçı bunlar. Wave’in, sadece bilgisayarlarda değil cep telefonlarında da aynı şekilde kullanılabilecek olması da heyecan verici bir özellik. Böylece cep telefonumuzun çektiği her yerden yukarıda bahsettiğim işlemleri gerçekleştirebileceğiz.

Aşağıda paylaştığım 7 dakikalık videoyu izlemek sizde daha somut bir izlenim oluşturacaktır, bu yüzden Google Wave’i merak edenlerin izlemesini tavsiye ediyorum. İngilizce bilmiyorum diyen arkadaşlar da izlesin, gördüklerinizden her şeyi anlayacaksınız ;)

Sözün Özü Google Wave kullanıma sunulduğunda hayatımıza hızla girecek ve işlerimizi kolaylaştıracak gibi görünüyor. Ayrıca sunduğu imkanlara bakıldığında Facebook’a da potansiyel bir rakip olarak görülebilir. Amaç iletişim kurmak, fotoğraf/video paylaşmak vb. işlemleri gerçekleştirmekse; Wave bu işte Facebook’tan çok daha iyi, çok daha kolay ve çok daha pratik olacak bu bir gerçek.

Benim de daha aktif bir şekilde kullanabilmem adına, bir an önce “preview” sürecinden çıkıp kullanıma açılmasını ve yaygınlaşmasını heyecanla bekliyorum. Google’ı seviyorum :)

Eğer bu yazıyı görüp, okuyup, anlayıp, beğenip; Wave ile izdivaç düşündüyseniz aşağıya gerçek mail adresinizle bir yorum bırakın. Eee, gençler aralarında anlaşmış bize de bulup buluşturup bir davetiye göndermek düşer :)

Sağlıcakla kalın efendim, görüşmek dileğiyle…

Çukurova Yazılım Kulübü

Çukurova Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğine girdiğim günden bu yana çok az şeyden memnun oldum okul ile ilgili. Memnun olmadığım şeylerden birisi de bölümümüz öğrencilerinin topluca bir iş yapamaması ya da yapılmaya çalışılan işin çeşitli sebeplerden iptal edilmesiydi. “Şu yok! Bu yok! O yok!” diye içten içe yakındığım günlerden birinde, bölümümüzün bir atılım yapıp öğrenci kulübü açması gerçekten sevindirici…

Evet, bilgisayar mühendisliği öğrencileri tarafından kurulmuş bir öğrenci kulübü “Çukurova Yazılım Kulübü”. Amacını “Yazılım teknolojileriyle ilgilenen üniversitemiz öğrencilerine bir ortam oluşturmak” olarak belirlemiş. Çok iyi yapmış. Benim şu ana kadar gördüğüm ciddi bir eksikliği tamamlamak istemiş. İstemiş ama bakalım ne derece başarılı olacak, ne gibi organizasyonlar yapacak, biz “yazılım teknolojileriyle ilgilenen öğrenciler“e nasıl bir ortam oluşturabilecek?

Heyecanla bu kulübün bir şeyler yapmasını bekliyor olsam da aklımda yığınla soru işareti oluşuyor. Zira açılışımız var diye bizleri bir salona toplayıp* üç saniyelik* bir “kırmızı şerit kesimi” merasiminden sonra (fotoğrafı aşağıda görüyorsunuz) “hadi açıldık, hayırlı olsun” diye geçiştirilmesi, insanın aklındaki bir “acaba?” sorusunu on “acaba?” sorusuna dönüştürüyor.

çyk

Kurucu ve yönetici arkadaşlar “bölümün ilk ve tek öğrenci kulübü” olarak gurur duyuyor. Bizler de duyuyoruz çok güzel bir iş yaptınız. Ama o kadar insanı toplamışken; “O kulüp neden açıldı?”, “Siz kimsiniz?”, “Kulüp olarak ne gibi etkinlikler düzenleyeceksiniz?”, “Bu kulüp üyelerine nasıl bir katkı sağlayacak?” gibi sorular, daha sorulmadan cevaplanmalıydı diye düşünüyorum. En ufak bir tanıtım yapmadan, sadece “kulübümüzün adı budur, açıldık, hayırlı olsun” şeklinde açılan bir kulüp hangi etkinlikleri yapacak, ya da yaptığı etkinliklerden bizler ne kadar faydalanabileceğiz, bu konuda bazı şüphelerim var. Umarım hepsi yersiz şüpheler olur, “bölümümüzün ilk ve tek kulübü” olmasına yakışır etkinlikler ve çalışmalar ile bu işin altından kalkılır.

Kulübün web sitesine yazilimcu.com/net/org adreslerinden birinden ulaşabilirsiniz. Biz bilgisayarcu.com‘u açtıktan sonra, kelimenin sonuna “cu” ekleme modası da aldı başını yürüdü :) yazilimcu, kimyacu… Bakalım daha hangi cu sitelerini göreceğiz :)

Herneyse.
Kulübümüzün; bölümümüze hayırlı olmasını, öğrencilere bir şeyler katmasını diliyor, burada bitiriyorum…

Google'dan Programlama Dili - Go!

Bir adım daha… Google bu kez bambaşka bir alana el attı ve kendi geliştirdiği programlama dilini duyurdu! Bu yeni programlama dilinin adı “Go”.

go-logo
Chip dergisinin sitesinde bu dil için “Go, özellikle çok işlemcili sistemler için uygulama geliştirmeye elverişli olacak ve nesne odaklı tasarım için sade bir başlangıç sunacak.” denmiş. Dilin ana sayfalarında ne denmiş onun Türkçesini de dilim döndüğünce sizlerle paylaşayım. Bakalım Google bu dili nasıl tanımlıyor:

###Go…
###…basittir

package main
import "fmt"
func main() {
  fmt.Printf("Merhaba ziyaretci\n")
}

###…hızlıdır
Go derleyicileri kodları hızlıca derler. Tipik derlemeler saniyeden daha kısa sürede tamamlanır, programlar C ve C++ kodları kadar hızlı çalışır.

###…güvenlidir
Go’da tip güvenliği ve bellek güvenliği vardır. İşaretçiler vardır ama işaretçi aritmetiği yoktur. Rastgele erişim için aralıkları belli dilimler kullanılır.

###…eşzamanlıdır
Go, sistemleri ve sunucuları “küçük iletişim paketleri” olarak yazmanızı destekler. (Goroutines olarak ifade edilmiştir ve dilde güçlü bir şekilde desteklenmiştir.) İsterseniz binlerce goroutine çalıştabilir, yığın taşmalarına elveda diyebilirsiniz.

###…eğlencelidir
Go kodları hızlıca derler, temiz bir grameri, çöp toplama (garbage collection) mekanizması, her tür için metodları ve run-time reflection vardır. Dinamik bir dilfir ama statik bir dil kadar hzılı ve güvenlidir. Kullanması eğlencelidir.

###… açık kaynaklıdır
Bunlar Go dili sitesinin ana sayfasında yer alan ifadeler (birebir çeviri değildir). Dil hakkında daha kapsamlı bilgi için http://golang.org adresini ziyaret etmenizde fayda var. Ama yazıyı bitirmeden, bir programlama klasiği “Merhaba Dünya!” programını sizlerle paylaşmak istiyorum:

package main
import fmt "fmt"  // Package implementing formatted I/O.
func main() {
fmt.Printf("Merhaba dunya\n");
}

Yeni bir dile yine, yeniden “Merhaba!” dedik. Bir bilgisayar mühendisi adayı olarak, altında Google imzası olan bu dil ile de ilgilenmek, en azından fikir sahibi olmak boynumuzun borcu diye düşünüyorum. Yaza bir uğraş daha çıktı işte, hayırlısı :)

Bir sonraki yazıya dek, kendinize iyi bakın…

Haydi Kızlar Site Açmaya :)

Bana en çok sorulan sorulardan birisi bu: “Nasıl site yapabilirim?” Bu yazımda da bu soruya bir cevap vermiş olayım ve adım adım sizlerle bir site oluştup kullanıma hazır hale getirelim.

haydisiteacmaya
Bir site açabilmek için nelere ihtiyacımız var önce bu soruların cevabını verelim. Sitenizin dosyalarını barındırmak için bir web sunucusuna (bunun için hosting hizmeti satın alırız) ve bir alan adına (domain) ihtiyaç duyarsınız. Temelde bu ikisi web siteniz için olmazsa olmazdır. Ancak merak etmeyin, bu yazının sonuna ulaştığınızda hiç para harcamadan, kendi bilgisayarınızı bir web sunucusuna dönüştürüp sitenizi oluşturmuş olacaksınız ;)

Diğer bir ayrımı da burada yapmak istiyorum: Web sitesi yapmak ve web sitesi açmak birbirinden farklı şeylerdir. Herkes site açabilir, ama web sitesini oluşturmak; kodlama, tasarım gibi zahmetli bir süreci gerektirir. Biz burada hazır yazılımlar kullanarak kendimize bir site açmış olacağız, site yapmış değil :)

Artık yavaş yavaş başlayalım. Önce ihtiyaçlarınızı belirlemelisiniz. “Neden site açmak zorunda hissediyorsunuz?” sorusuna cevap vermeniz lazım. Bu sorunun cevabı “Bir topluluk oluşturacağım.” olduğu zaman bir forum yazılımı (MyBB, vBulletin gibi), “Kişisel yazılarımı paylaşacağım.” olduğu zaman bir blog (web günlüğü) yazılımı (Wordpress gibi), “Ürünlerimi satacağım.” olduğu zaman bir alışveriş yazılımı (osCommerce gibi) olacaktır. İhtiyaçlarınıza göre bu yazılımlardan birini seçmeniz gerekir (çünkü dediğimiz gibi site yazmayacağız, yazılmış olanları alıp site açacağız). “Ne tür siteler var? Hangileri nasıl nerden bilip de tercih edeceğim?” sorularının cevabını da Open Source CMS web sitesine göz atarak bulabilirsiniz. Buradan tüm bu sitelerin nasıl çalıştığını deneyip karar verebilirsiniz.

Ben bu yazımda, bu sitenin de altyapısını oluşturan Wordpress ile site oluşturmayı anlatacak olsam da, diğer tüm yazılımlar da benzer şekilde kurulup, benzer şekilde çalıştığı için siz istediğinizi kolayca kendi oluşturacağınız siteye uygulayabilirsiniz.

Yukarıda belirtmiştim. Web sitemizin dosyalarını barındırmak için bir web sunucusuna ve alan adına ihtiyacımız var. Bu ihtiyacı bizler için çözecek olan programın adı “EasyPHP”. Bu program içinde PHP kodlarını çalıştıracak programı, Apache web server ve MySQL veritabanı sunucusunu barındırıyor. Bu sayede PHP ile kodlanmış yazılımları çalıştırabilecek, sitemizin kullanması için MySQL veritabanı oluşturabilecek ve sitemizi bir web tarayıcısı ile görüntüleyebileceğiz. Belirtmedim, zamanı geçmeden belirteyim: PHP ile yazılmış ve MySQL veritabanı kullanan sistemleri bu şekilde kurabiliyorsunuz. ASP veya diğer dillerle yazılmış uygulamalar için bu anlattıklarım geçerli olmayacaktır. “Seçtiğim yazılımın PHP ve MySQL kullandığını nereden öğreneceğim?” sorusunun cevabını da sitenize kurmak istediğiniz sistemin web sayfasında bulabilirsiniz.

Şimdi EasyPHP’yi kuralım ve web sunucumuzu kullanıma hazır hale getirelim. EasyPHP’nin ben bu yazıyı yazarkenki son sürümü EasyPHP 5.3.0‘ı buraya tıklayıp indirebilirsiniz. Kurulum ekranı aşağıdaki gibidir:

easyphp_1

Buradan English seçelim ve Tamam’a tıklayıp devam edelim. Biliyorsanız diğer dillerden de seçebilirsiniz tabi :)

Aşağıdaki gibi bir görüntü ile karşılaşacaksınız. “Next” butonuna tıklayalım. Bir sonraki adımda kullanıcı sözleşmesini kabul etmenizi isteyecek, onu da kabul edip kurulum bitene kadar “Next” butonuna tıklayın.

easyphp_2

Ve kurulum bitince görev çubuğunda EasyPHP’nin simgesi belirecek.

easyphp_3

Bu aşamada, bahsettiğimiz alan adı, web sunucusu işlemini halletmiş olduk. Apache web server bilgisayarınıza kuruldu, PHP dosyaları çalıştırılabilir durumda ve artık bir adresiniz var: http://localhost ya da http://127.0.0.1 Bir not olarak şunu da eklemek istiyorum. Bu adreslere sadece bilgisayarınızdan ulaşılabilir. Sitenizi internette değil kendi bilgisayarınızda yayınlayacaksınız. Amaç bilgisayarımızı internete açıp, altından kalkamayacağımız işlerin altına girmek değil, sadece öğrenmek ;)

Daha önceden ihtiyaçlarımızı sorgulamış ve bu ihtiyacın kişisel bir site olduğuna karar vermiş, bunun için de Wordpress kullanmayı uygun görmüştük. Şimdi hemen Wordpress’in son sürümünü edinelim ve sitemizi kurmaya başlayalım. Wordpress’in Türkçe son sürümünü indirmek için bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz. Bende İngilizce sürümü vardı onun üzerinden anlatacağım, ama aynı pencereler olduğu için Türkçesini sorunsuz kurabileceksiniz. Sadece yazdıklarımı okumaya ve ekran görüntülerini takip etmeye devam edin.

Wordpress’i indirdik. İndirdiğimiz ZIP dosyasını açıyoruz ve içindeki “wordpress” adındaki klasörü görüyoruz. Bu klasörün içindeki tüm dosyaları -aşağıdaki resimde de gördüğünüz gibi- şu klasöre kopyalıyoruz: C:/Program Files/EasyPHP5.3.0/www. Bu klasör bizim yayın klasörümüz oluyor. Buraya attığımız her dosya yerel web sitemizde görünebiliyor.

easyphp_4

Ve dosyalarımızı kopyaladık. Sitemizi kurmaya başlamadan önce tek bir adım kaldı: Veritabanı oluşturmak. Evet, bundan daha önce de bahsetmiştik, sitelerimizin çalışması için bir veritabanına ihtiyacımız var. Bu işi yapmak için de “phpmyadmin” adlı programı kullanacağız. Ulaşmak için web tarayıcınızın adres çubuğuna şunu yazmanız gerekiyor: http://localhost/home/mysql/ . Şimdi phpmyadmin’i kullanıp kendimize bir veritabanı oluşturacağız. Bunun için aşağıda gördüğünüz gibi veritabanımıza bir isim verip “Oluştur” butonuna tıklıyoruz.

phpmyadmin_1

Oradaki diğer seçeneklerin ne olduğunu bilmenize şimdilik gerek yok :) Sadece isim verip oluşturalım. Ve işte veritabanımız oluşturuldu.

phpmyadmin_2

Artık Wordpress kurulumuna geçebiliriz. Kuruluma geçmek için yayın klasörümüz olan www içindeki dosyalara ulaşmalıyız. Ona ne şekilde ulaşıyorduk hatırlayalım: Adresimiz http://localhost ile. Bu adrese gittiğimizde Wordpress kurulumu otomatik olarak başlayacak. Aşağıdaki ekranda da gördüğünüz gibi konfigürasyon dosyanız olmadığına ilişkin bir uyarı ile kurulum işlemine başlıyoruz.

wp_1

Create a Configuration File” ya da Türkçe sürümde “Konfigürasyon dosyası oluştur” butonuna tıklayıp devam ediyoruz. Bir sonraki adımda (resmi aşağıda görüyorsunuz) bu konfigürasyon dosyasında hangi bilgilerin bulunacağını görüyoruz.

wp_2

Let’s Go” ya da yerindeki Türkçe butona tıklayıp bir sonraki adımda sitemizi kurmamız için gereken veritabanı bilgilerini giriyoruz.

wp_3

Database Name” yani “Veritabanı Adı”, phpmyadmin’de oluşturduğumuz veritabanının aynısı olmalı ki Wordpress buraya ulaşıp gerekli bilgileri kaydedebilsin. “User Name” yani “Kullanıcı Adı” veritabanına ulaşmak için kullanacağınız isimdir. Localhostta çalışırken bu isim “root” olacak ve veritabanı parolası yani “Passwordboş bırakılacaktır. Resimde gördüğünüz “Table Prefix” alanında herhangi bir değişiklik yapmıyoruz. Ne işe yaradığını merak edenler için söyleyeyim: Veritabanında oluşturulan tabloların isimlerinin başına bu ön ek getirilecek (wp_authors gibi).

wp_4

Yukarıda gördüğünüz gibi, Wordpress için gereken tüm bilgileri girdik, kuruluma başlama ve veritabanı tablolarını oluşturma zamanı geldi. “Run the install” ya da “Kuruluma Geç” butonuna tıklıyoruz ve sitemiz için gereken son bilgiyi veriyoruz.

wp_5

Sitemizin başlığını buradan seçiyoruz (Şu an tarayıcının sol üstünde görüyorsunuz *Hasan Gök Karalama Defteri* şeklinde. Başlık dediğimiz yer orası oluyor ve adı üstünde sitenizin başlığı oluyor :)) ve mail adresimizi de yazıp “Install Wordpress” ya da Türkçesi “Wordpress’i Kur” butonuna tıklıyoruz.

wp_6

Ve sitemizin kurulumunu tamamladık, sitemiz artık kullanıma hazır. Yukarıdaki ekran yönetici paneline girişimiz için gerekecek kullanıcı adını ve şifreyi bize söylüyor. Bu kullanıcı adı her zaman admin olsa da şifre rastgele oluşturulur. O yüzden dikkatlice kopyalayıp, panele girdiğinizde ilk iş onu değiştirmeniz yararınıza olacaktır. Şimdi “Log in” ya da “Oturum Aç” butonuna tıklayarak aşağıdaki ekranda gördüğünüz gibi kullanıcı bilgilerimizi giriyoruz.

wp_7

Vee Wordpress’in site yönetim ekranı karşınızda.

wp_8

Wordpress sitemizi başarıyla kurduk arkadaşlar. Bundan sonrası size kalmış. Peki bundan sonrasında ne yapacaksınız? Sitenize içerik ekleyecek, görüntüsünü değiştirecek, yeni sayfalar oluşturacaksınız. Bunları nasıl yapacağınızı ben anlatmayacağım. Neden? Çünkü son ekran görüntüsünde de gördüğünüz gibi her şey yerli yerinde ve siz bu işlemleri kolaylıkla yapabilirsiniz. Örneğin yazı eklemek için “Posts” yani “Yazılar” kısmından “Add new” ya da “Yeni Ekle” bağlantısına tıklayıp yazınızı yazacaksınız. Tıpkı Word’de yazı yazar gibi :) Ya da yeni bir sayfa eklemek için “Sayfalar” bölümünü, sitenizin görüntüsünü değiştirmek için “Görünüm” bölümünü kullanacaksınız. İşte bu kadar basit.

Bu kadar zahmete sadece kendi ulaşabileceğim bir site için mi katlandım?” diye düşünen arkadaş çıkmaz biliyorum ama yine de cevaplayayım her ihtimali göz önünde bulundurup :) Bir siteyi internette yayınlamadan önce kendi bilgisayarınıza kurup, kurduğunuz sistemi iyice tanımak, gerekli düzenlemeleri yapmak, hataları gidermek gerekir (en azından ben böyle yapıyorum). Eksik, düzensiz bir siteyi yayınlamaktansa düzeltilmesi gerekenleri kapalı kapılar ardında yapıp, en temiz en güzel halini ziyaretçilere sunmak gerekir. Her neyse. Şimdilik tek amacımız öğrenmekti zaten. Belki ilerleyen zamanlarda internette bu işlerin nasıl yapıldığını anlatan bir yazı da yazarım :)

Yazı oldukça uzun olmuş şimdi fark ettim ama sıkılmamışsınızdır okurken eminim :)
Yeni siteniz hayırlı olsun arkadaşlar, güle güle kullanın, güle güle öğrenin…